Mevlana Celalettin Rumi Şanlıurfa
MEVLANA VE ŞANLI URFA MEVLEVİ ŞEYHİ
MEVLANA'DAN ESİNTİLER
MEVLANA'DAN ESİNTİLER
Mevlana Şemsin ölümünden sonra kendini tamamen şiir ve semaya vermiş 25700 beyitten olan 6 ciltlik MESNEVİ ile 40380 beyitten olan DİVANI KABRİ ve Fİİ MARİF mektubat isminde üç büyük eseri insanlığa hediye etmiştir.
Mevlana eserlerinde har ne kadar farsça söylemiyorsam da aslım TÜRKTÜR demiştir.
Mevlana: Yazılarında benim ölümünde herkes sevinmelidir çünkü bu benim ALLAHA kavuşmam demektir vuslat gecemdir hatta mümkünse benim ölümümde düğün yapar gibi eğleniniz demiştir.
Mevlana: Efendimiz demektir yaşarken ve ölümünden sonra bu lakapla anıldığı için asıl ismi ikinci planda kalmıştır.
Mevlana mesnevide bütün dünyaya seslenerek şöyle demiştir
YİNEDE GEL YİNEDE GEL
SEN NE İSEN ÖYLE GEL
İSTER KÂFİR İSTER MECUSU
İSTERSEN PUTPERES OL
YİNEDE GEL
BİZİM DERGÂHIMIZ ÜMİTSİZLİK DERGAHI DEĞİL
YÜZ KERE TÖVBENİ BOZMUŞ OLSANDA GİNE GEL
İşte Mevlana'nın bu tüm insanlığa çağrısı şu anda 5 milyar nüfuslu dünya insanlarının sevgisini kazanmasına vesile olmuştur.
DİNLE NEYDEN KİM HİKÂYE ETMEDE
Mevlana: Doğuştan gelen hiçbir farkı ve hiçbir maddi değerlere önem vermeden sadece İNSANA İNSAN olduğu için değer vermiş ve yaratılanların yaratandan ötürü sevgi ili bakılmasını ısrarla sık sık söylemekteydi.
Mevlana: 1207 de Horasanın BELH şehrinde doğmuş 1273 te 66 yaşında
Konya'da vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin makamı cennet olsun amin...
A. Asaf Döner 7 Aralık 1999
MEVLANA'NIN SECERESİ
MEVLANANIN SECERESİ
Mevlâmının dedesi : Ahmet Hatip
Mevlânanın babası : Bahattin Mehmet Veled (Sultanü! Ulama)
Mevlânamn annesi : Mümine Hatundur Karaman gömülüdür
Mevlânanın 1. eşi : Cevher Hatundan iki oğlu Sultan Veled ve Alââddin Mevlânanın 2. eşi : Kira Hatundan Emir Alim Çelebi ve Melike Hatun üç oğlu bir kızı olmuştur.
Babası Konya'da 2 sene kalmış ve 80 yaşında vefat etmiştir.Mevlana 47 yaşında iken babası vefat etmiştir 48 yaşında Halep ve Şamagitmiş tahsilini tamamlanış ve 57 yaşında Konya'ya dönmüştür. 9 yıl hocası Siyyid Sürhanettinden ders almıştır hocası Seyyid Kayseriye gitmiştir ve 1240 de vefat etmiştir.
Seyyit Burhanettin ölmeden önce Mevlan'aya Konya'ya benim vefatımdan birkaç sene sonra bir Arslan gelecektir zira 1244 yılında Konya'ya ŞEMSİ TEBRİZİ gelmiştir bu sırada Mevlâna'nın müritlerinin sayısı, on binleri aşmıştı Mevlana Şemsi tebriziyle buluştuğu sene 62 yaşındaydı bu dönemden sonra Mevlâna'nın müritleriyle olan yakın ilgisi azalmıştır 2 sene boyunca Mevlana Şemsi tebriziden başkasıyla hiçbir şekilde ilgilenmiyordu bunu sezen Şemsi 1246'da Şama gitmiştir.
Mevlana bundan sonra dönmesi için 4 uzun mektup yazmıştır ve gelmesi için oğlu Bahattin veledle 20 kişiyi şama konya'ya getirmelenihi söylemiş ve 1247 de Şemsi konyaya dönmüş ve mevlânanın evlatlığı Kimya ile evlenmiştir ancak kısa bir müddet sonra Kimya vefat etmiştir...
Şems ise 1248 yılında Mevlanayla sohbet ederken 7 kişi tarafından dışarı çağrılmış ve öldürülmüştür, ancak bunu hiçbir zaman mevlanaya bildirmemişler Mevlana sorulduğunda da herhalde yine Şama kaçmıştır demişlerdir işte bugünden sonra MEVLANA daha çok Şemsinin sevgisinden başka bir şey düşünemez olmuştur...
Şemsten sonra Mevlana'nın en çok takdir ettiği Mevlana Selahaddin ve Çelebi Hüsameddin'dir. Mevlana Selahaddin 1258 de vefat etmiştir.
Mevlana Selahaddinle 10 yıl ilmiyle haşır neşir olmuştur...
Mevlâna'nın görüş ve düşünceleri
Canım bedenimde oldukça Kuranın kuluyum.
Seçilmiş Muhammedin yolunun toprağıyım
Mevlana kendini dala Şemside meyveye benzeterek zaman bakımından dal meyveden evveldir hüner ve lezzet bakımından meyve daldan daha faideli ve daha üstündür.
Yağmursuz bulut olup âlemi karartacağına yağmur gibi ay gibi olda âleme faiden olsun.
Ağaç olmadınsa dere ve nehir olmadınsa bari bir tek yaprak ol bir tek damla hiç olmamaktan daha iyidir.
Bırak bilgi ateşi seni yaksın yaksın ki pişesin çiğlikten kurtulasın EY İLİMLE ibadet eden kişi sen öyle bir nehirsin ki suyunla cehennemi bile söndürürsün.
Ateşten korkma İbrahim Halil gibi ol Nevrut değilsin ki car alasın bırak bilgi ateşi seni yaksın menzile ermek için akıl duygudan bir adım önde olmalıdır.
Dert olmasaydı derman aranmazdı insanlar tembel olurdu. Bağışlamak vermek yüceliktir veren el alan elden üstündür. Dostlarla buluşup sohbet etmek Harun ve Kanunun malından bin kat daha değerlidir. İlim ve irfana paha biçilemez. İlim ve irfan zincirini bir köpeğe takıversen köpek tüm aslanlara padişah olur. Ben ben deme benliğe tutsak olma binler olsan da en küçük sayı en büyük biridir. İlim ve irfansız baş suyu olmayan değirmene benzer varlık içinde yokluğun ta kendisidir. Başı beyni değil de külahı arayan kişilerden olma gösteriş er kişiye yakışmaz.
Canın gülüşünü can gözü gönül gözü olanlar ancak görebilirler Ayrılık ateşi hamları pişirmek içindir.
MEVLEVİLİK ve MEVLANA
MEVLEVİLİK ve MEVLANA
Mevlânan kimdir?: Mevlana Celalettin i Rumi 1207 yılında Horasanan Belh şehrinde doğmuş şair mutasavvuf bilgin ve fikir adamıdır doğu batı medeniyeti kendisini DAHİ olarak tanımaktadır. O devrin en büyük kültür merkezi olan Belh şehrinde (bilginlerin sultanı diye tanınan Sul tanıül ulama Bahattin velet mevlananın babasıdır annesi ise Harcem Şah hanedanının prensesidir.
Celalettini Rumi Anadolu'da yerleşip şöhretini orada yaydığı için RUMİ diye anılmaktadır. Bahattin veled belh şehrinden ayrıldığı zaman Mevlana o sırada 5 yaşındaydı babasıyla beraber Bağdat'a geçip oradan Mekke'ye babası Hac olduktan sonra Anadolu'ya geçtiler o sırada Selçuklu İmparatorluğu en muhteşem çağını yaşıyordu ve devlet merkezide KONYA idi Bahattin velet ve ailesi Konya'ya gelince büyük bir coşkuyla karşılandı...
Konya'ya gelmeden önce Mekke'den sonra Anadolu şehirlerini gezmiş ve karamanda iken Mevlana Şerafettin semerkendinin kızı Cevher hatunla evlenmişti. Mevlana'nın annesi Mümine hatunda burada vefat etmiştir.
Mevlana Konya'ya geldiği zaman 21 yaşındaydı babasının ilminden büyük istifadeler sağlamıştır. Mevlana'nın dehası ve ilmi işte bu sıralarda bütün dünyaya ün salmaya başlamıştı. Mevlana artık tüm padişah ve hanedanına dersler vermeye başlamış ve üstün fikir ve bilim adamı olmanın zirvesinde idi ki işte tam bu sırada KONYA'YA şemzi tebrizi Mehmet Şemsettin adında yüksek fikirli bir zat gelmiş. Mevlana 37 yaşında iken şemsi tebrizi ile başlayan derin ve yoğun fikir ve ilim çalışmaları Mevlanayı ilim ve fikir dehasına ilaveten daha çok gönül ağırlığı olan bir kişiliğe büründürmüştü.
Mevlana artık Şemsi tebriziden başka hiç kimse ile konuşmuyor ve ilim ve fikir düşünceleri yanında şemsi tebrizinin zeka ve ilmine hayranlığını gün geçtikçe ilerletiyordu Mevlana'nın yakınları ve öğrencileri bu samimiyetin kendilerinin ilmi çalışmalarına engel olduğu sebebiyle şemsi ölümle tehdit etmeye kadar ilerlemesi şemsi tebrizinin gizlice şama kaçmasına sebep olmuştu...
Şemsin gidişi Mevlana'yı çok üzmüştü Mevlana'nın bu kadar çok üzgün oluşu öğrenciler tarafından da üzüntüyle karşılanmış çarenin ne yapıp yapmak şemsi tebriziyi geri getirmek için Mevlana'nın oğlu Veleddin ve 20 kişilik bir kafile şama giderek şemsi Konya'ya getirdiler fakat Mevlana yine ders ve vaiz vermiyor kendi iç alemine dalıp dönüp durmakta idi müritleri evlananın bu halinden şikayetçi olunca da ŞEMS birdenbire ortadan kaybolmanın en doğru olacağını inanmış ve ortadan kaybolmuştu...
İşte bundan sonra Mevlana kendini tamamen şiir ve sermaya verdi ve 66 yaşında 12 Aralık 1273'te Konya da vefat etti... Mevlana: Efendimiz demektir yaşarken ve ölümünden sonrada bu lakapla anıldığı için asıl ismi ikinci planda kalmıştır.
Mevlana'nın görüş ve düşündükleri:
Mevlana ölmek demek Allah'a kavuşmak demektir ve benim öldüğüm gece bir vuslat gecesi olacaktır deyimini kullanmakla tüm dünyanın sevgisini kazanan şu söyleşilerinden çok derin düşünceler saklıdır.
Yinede gel yinede gelsen ne isen öyle gel
İster kâfir ister Mecusi istersen putperest ol yinede gel
Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir.
Yüz kere tövbeni bozmuş olsan dahi gene de gel
Mevlana doğuştan gelen hiçbir farkı ve sonradan edinilmiş hiç bir maddi değerlere önemsemeden sadece İNSANA İNSAN oldırğu için değer vermiş ve yaratılanların içinde en üstünün allanın yarattığı İNSAN felsefesini tüm dünyaya kabul ettirmiştir.
Mevlana'nın MESNEVİSİ 6 cilt ve 25700 beyittir. Kuranı kerim ve hadislerden sonra İSLAM âleminde en çok sevilen bir eser niteliğini korumaktadır.
Mesneviye başlangıç olarak şöyle denilmiştir (Dinle neyden kim hikaye etmede)...
A. Asaf Döner 27 Aralık 1999
DÖNELİM
DÖNELİM
Dönelim, meşk edelim, Allah'ın aşkı için
Dönelim, feyz alalım Mevlâ'nın şanı için
İnsanlara küskünlük olmasın emelimiz
Ney çalarak dönelim Mevlâna rehberimiz
Gam, keder, dert, her üçü olmasın bizlere yar
Cömertlik, iyiliktir, kalacak tek bize kâr
Muhabbetle birlikte tek olalım hepimiz
Birlikten kuvvet doğar bu olsun emelimiz
Bak ney ile kûdüm neler söylüyor neler
Kulak verip dinleyin tasavvufu sevenler
Hu diyerek dönelim Mevla'yı anmak için
Ruhumuz şad oluyor aşkıyla yanmak için
Rehberimizdir bizim Mesnevi ümmanımız
Bu ümmanda var olmak tek bizim şiarımız
Gönlümüz şad oluyor Mevlâna'yı anarak
Dönüyoruz şevk ile için için yanarak
Halil Asaf diyor ki tüylerim ürperiyor
Mevlâna'yı anınca gönlüm neşe doluyor
Bu hislerle dolunca sanki bir başkayım ben
Sanki bende bir bende, bir başka biriyim ben
Halil Asaf Döner 27 Aralık 1999



