| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

AHMET ABİDEN

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar

SEV SEVİL Kİ MUTLU OL SEN

 

SEV SEVİL Kİ MUTLU OL SEN

Sağlık huzur senin olsun

Gönlün her an sevgi dolsun

Özün sözün doğru olsun

Sev sevil ki mutlu OL SEN

Yağız esmer uzun boylu

Davranışın olsun soylu

Tatlı dilli güzel huylu

Sev sevil ki mutlu OL SEN

Hayatı çok seveceksin     

Acı tatlı göreceksin     

Geldin bir gün gideceksin

Sev sevil ki mutlu OL SEN

Dünyaya sen bir iz bırak

Bir gün olur saçların ak

Eğer hamsan pişmeye bak

Sev sevil ki mutlu OL SEN

Öz Urfalı Halil Asaf Döner

 

DÖNELİM

 

DÖNELİM

Dönelim, meşk edelim, Allah'ın aşkı için        

Dönelim, feyz alalım Mevlâ'nın şanı için

İnsanlara küskünlük olmasın emelimiz             

Ney çalarak dönelim Mevlâna rehberimiz

Gam, keder, dert, her üçü olmasın bizlere yar

Cömertlik, iyiliktir, kalacak tek bize kâr

Muhabbetle birlikte tek olalım hepimiz

Birlikten kuvvet doğar bu olsun emelimiz

Bak ney ile kûdüm neler söylüyor neler  

Kulak verip dinleyin tasavvufu sevenler      

Hu diyerek dönelim Mevla'yı anmak için

Ruhumuz şad oluyor aşkıyla yanmak için

Rehberimizdir bizim Mesnevi ümmanımız  

Bu ümmanda var olmak tek bizim şiarımız

Gönlümüz şad oluyor Mevlâna'yı anarak

Dönüyoruz şevk ile için için yanarak

Halil Asaf diyor ki tüylerim ürperiyor

Mevlâna'yı anınca gönlüm neşe doluyor       

Bu hislerle dolunca sanki bir başkayım ben

Sanki bende bir bende, bir başka biriyim ben

Halil Asaf Döner 27 Aralık 1999

YAŞAM BUDUR DEMİŞLER

 

YAŞAM BUDUR DEMİŞLER

Bir yaşında yürümeye başlamış       

Üç yaşında sağı solu taşlamış           

Dört yaşında kırıp döküp haşlamış

Çocuktur elbet yapar demişler

Beş yaşında söyler imiş dilleri        

Altı yaşta durmaz imiş elleri          

Yedi yaşta parlar imiş gözleri           

İlk okula başlanırmış demişler

On yaşında okul dolu günleri          

On beşinde deli olmuş halleri

Yirmisinde bilgi dolmuş dilleri      

Ona şimdi dünya pembe demişler

Yirmi beşte gençliğini yaşarmış

Otuzunda evliliğe başlarmış                

Otuz üçte çocukları haşlarmış        

Deli çağın geçti yeter demişler

Otuz beşte gece gündüz koşarmış

Kırk yaşında sorun ile dolarmış

Ellisinde acılarla yanarmış             

İşte şimdi olgun oldun demişler

Altmışında dizde derman kalmazmış

Altmış üçte kimse hale sormazmış

Altmış beşte gözde hiç fer kalmazmış

Gerçekleri şimdi gördün demişler

Yetmişinde gören gözler görmezmiş

Yetmiş beşte tutan eller tutmazmış

Sekseninde dizler bile tutmazmış

Şimdi yolun ahret oldu demişler

Öz Urfalı Halil Asaf Döner

 

NASİHAT

 

                  NASİHAT

Varlığı ve yokluğu tatmış insanı ara                                

İnsanlığa insanca değer vermişi ara                   

Hem gülen hem ağlayan görmüş insanı ara

Şimdiki artık her iki dünya güzeldir sana

İnsanlara hizmeti gaye bil gayret et sen

Tanrının nimetini coşkuyla ikram et sen  

Doğru yolda yılmadan inancına sahip ol  

Dünya nimetlerine şükürle dua et sen

İnsan ol insan için çalışıp vefa eyle                   

 Aslını unutmadan kendine dikkat eyle         

Riya ve yalan dolu insanlardan uzak ol   

Dürüst mert kişilere yakın ol sohbet eyle

Ağlayan gülecektir okuyan bilecektir.

Gezen, gören, çalışan refaha erecektir.

Cefa zahmet külfetle başarıyı arayan

İlim ve irfan ile sefayı sürecektir.

Okumuş gezmiş isen ararsın çok yerde  

Cehaleti yenmişsen sevilirsin her yerde

Dedikodu yaparak gevezelik edersen

Kimse bakmaz yüzüne kalırsın orta yerde

Öz Urfalı Halil Asaf Döner

SÖZÜM ANLAYANA BUDUR ARKADAŞ

 

SÖZÜM ANLAYANA BUDUR ARKADAŞ

Her kulun mutlaka kusuru vardır

Her şeyin kuralı, usulü vardır         

Her kışın sonu mutlaka bahardır

Sözüm anlayana budur ARKADAŞ

Çalışmak amacın yolun düz olsun

İçin sevgi dolup, gönlün şen olsun

İnsana hitabın insanca olsun

Sözüm anlayana budur ARKADAŞ

Doğruluk yolunda hiç geri durma

Zenginim diye de şımarık olma

Güzelim diye de övünüp durma

Sözüm anlayana budur ARKADAŞ

İyide güzelde doğru yolda ol

Çalışıp çabala, sevgi ile dolu       

Bu yalan dünyada HOŞ bir seda ol

Sözüm anlayana budur ARKADAŞ

ÖZ URFALI HALİL ASAF DÖNER

Değerli Öğretmenim

 

Değerli Öğretmenim           

H. Ahmet Asaf DÖNER

Benim canı yürekten sevdiğim, kaybetmişken bulduğum, sevgiyi, dostluğu, yardım severliği, güveni kısaca insanca yaşamayı bana öğütleyen; yaşamış ve kazanmış olduğu deneyimlerini şiirsel bir üslûp ile anlatan

Kendi mutluluğunu, sevincini, huzurunu tüm insanlarla paylaşan ve çok ender görülen insanların dertlerine, üzüntülerine, kederlerine merhem olmaya çalışan, her zaman her yerde aranan...

Benim için yaşantımda, tavır ve davranışlarımda; insanlara ve ya­ratılan her güzele bakışımda sevgi ve saygıda örnek aldığım; benim geleceğime ışık tutan öğretmenim olarak kabul ettiğim büyük ağabe­yime sonsuz teşekkür eder, göndermiş olduğu hayat ve deneyim dolu; sevgi, anlayış ve güzellik dolu "HOŞ BİR SEDA" kitapçığı için Allah Razı olsun

Saygılarımla

Muharrem VARDAR

BİR YAŞAM TARZI

BİR YAŞAM TARZI

Haktır O. Esirgeyen, bağışlayandır.

Allah, yücelerin yücesi ve âlemlerin Rabbidir.                                

Hürmet et, iyilik göster ana-babaya

Mutluluk ondadır. Yardımcı ol; çaresizce, fakire ve akrabaya

En zengin de olsan; ne israf, nede cimrilik et.

Tek rızk endişesiyle çocuklarına kıyma; Allah'a şükret.

Alacaksan helâlinle al; gayrisine ne lüzum var.                              

Sevmek, yaşamak güzel; öldürmenin kime faydası var?                   

Alma zorla yetimin malını! Onunda bir Allah'ı var.                          

Fakat bil ki: Ölçü ve tartıda da bir hayır var.

Düşme üstüne bilmediğin konuların.

Öyle kibirlenme; bellidir senin de sonun.

Ne malım var diye övün, nede sevin.

En güzel ibadettir; insana yardım etmenin.

Rabbine tövbe et ki: Cennet Bahçesi olsun yerin.

Muharrem VARDAR

DOYDUĞUM YER İSTANBUL

Doyduğum yer İstanbul 

Modası bir başka adası başka  

Levent’i bir başka Kadıköy başka    

Bu güzel beldenin boğaz içinde     

Tüm ünlü kişiler düşmüştür aşka 

Gündüzün bir hayat gecen bir hayat

Suların dertlere bin abuhayat      

Elmas gerdanlıkla caka satarak

Şiirlere sensin bin bir nakarat 

Güzelliğin uğrunda ölen çok senin

Dünyada bir eşin bulunmaz senin

Büyülenen insanlar seninle dolu

Tarihe geçmiştir Fatihin senin 

Caddelerde koşan insan seliyle      

Tren, vapur, dolmuş taksi sesiyle   

Çok tatlı bir rüya görüyor insan       

Şiş kebap balığı çöp midyesiyle 

Bağdat caddesinde turlar atılır      

Etrafa yüz binlerce neşe saçılır        

Sende yaşayan bütün herkesin   

Tadına yüz binlerce neşe katılır 

Denizin ormanın gazinoların  

Emirgan yıldızın tarabyaların     

Dillere destandır kapalı çarşın   

Ataköy Ortaköy Bebek hisarın 

Çamlıcan insana hayat veriyor

Güneşin tenlere kuvvet veriyor

Mehtap ve denizin bir başka senin

Gezdikçe insana ilham veriyor 

Bir kolun Avrupa bir kolun Asya

Bahçende ötüşür bülbül kanarya

Cihana bin bedel olmuştur senin

Kariyen Eyyüp tek Ayasofya 

Saraylar sultanlar sendedir güzel

Camiinle medresen cihana bedel

Anlatmak imkânsız eşsiz İstanbul

Sende yaşam sürmek bin ömre bedel 

Cihana ün salan sensin İstanbul

Doyulmaz hiç sana eşsiz İstanbul

Anlatmakla bitmez güzelliklerin

Güzeller güzeli sensin İstanbul 

SÖZÜN ÖZÜ Dikensiz gül Kusursuz insan Zahmetsiz rahmet olmaz 

YAZGIyazgı,halil,ahmet,asaf,

  YAZGI

Annem Minteha’dır Halil'dir adım

Safiye den olmadır nüfuz cüzdanım

Bunda benim yoktur suçum günahım

Doğuştan yazılmış yazgım bu benim

 

İsmime bir nüfus çıkarmamışlar

Öleceğim diye hiç bakmamışlar            

Halil olan adımı Asaf koymuşlar

Doğuştan yazılmış yazgım bu benim 

Ahmet Asaf ölmüş ben yaşamışım               

Halil adı yerine Asaf kalmışım          

Acıyan her anneden sütüm almışım

Doğuştan yazılmış yazgım bu benim 

Koşacak uçacak duracak oldum              

Acılı sevinçli günlerle doldum                     

Bazen açtım bazen de soldum                           

Doğuştan yazılmış yazgım bu benim 

Güzeli doğruyu hedef seçerken               

Dertleri kendime zevk edinirken               

İyiyi kendime dost edinmişken               

Yazılmış çizilmez yazgım bu benim 

Sevinci sefayı her gün arayan                        

Bahtı hep siyah beyaz olmayan                      

Acıyı çileyi tüm gün yaşayan                   

Doğuştan yazılmış yazgım bu benim 

Hayaller kaybolmuş gerçek gelmişti          

Hayatla savaşma gücüm yetmişti             

Koskoca elli yıl uçup gitmişti                   

Doğuştan yazılmış yazgım bu benim 

Kader ağlarını çok acı ördü                    

Dostlarım ağladı düşmanlar güldü         

Kapkara saçlarım beyaza döndü            

Doğuştan yazılmış yazgım bu benim 

Dileğim bu yazgı gelmesin size                     

Yaşam mutlu olsum TÜM hepinize        

Yazmaya çalıştım BENİ ben size                 

Yazılan YAZGIM'dır yazgım bu benim 

SÖZÜN ÖZÜ

İnsanlar İrade Akıl ve gücü nisbetinde yaşantısını sürdürebilir. İşte buna insanın cüzi ihtiyarı denir.Bu cüzi ihtiyarinin dışındaki insan yaşantısı ise tamamen kainatı yaratan yüce Allah'ın emri dahilindedir, işte buna da YAZGI denir.Buna da inanmak gerekir..Akıllı düşman akılsız dosttan daha faidelidir. 

H.Ahmet Asaf Döner

HAYATIMIZ

 

HAYATIMIZ

     İnsan hayatı hakkında bildiğim en acıklı şeylerden biri, her birimizin yaşamaktan uzaklaşmaya pek istekli olduğumuzdur. Elimizdeki belli olan şeylerden zevk alacağımız yerde ufkun ötesindeki tılsımlı şeyleri hayal eder dururuz.

     Bizim hayat düzenimiz ne gariptir! Çocukluğumuzdan yaşlılığımıza kadar geçen sürede kalıplaşmış bir takım sorulara hedef oluruz. Küçük çocuk: "büyük çocuk olduğum zaman" der. Bu ne demek? Büyük çocuk: "büyüdüğüm zaman" der. Büyüyünce "evlendiğim zaman" der. Evlenince ne olacak? Şu yolda düşünecek: "işten çekildiğim zaman" işten çekildiği zaman gelince döner, geçtiği yola bakar; güya o yolun üzerinde soğuk bir rüzgâr esiyor gibidir. Hiçbir şeyden istifade edememiştir.

     Bir yalnızlık hissi ile kendini sonbaharda dökülen yaprağa benzetir. Bundan sonrası için verilecek cevap ümitsizlikle, pişmanlıkla ve boşa geçen zamanın verdiği deneyimlerle doludur. "biz artık kocadık, bizden geçti, yediğimizi yedik, içtiğimizi içtik. Bizim tek beklentimiz bu dünyadan göçmemizdir..."

     Kısacası bütün bu devreler sonunda öğrendiğimiz şudur: Hayat yaşadığımız andadır. Her günün, her bünyesindedir. Her zamanın ayrı bir tadı, mutluluğu ve sevinci vardır. Fakat bunu nedense geç öğrenmesine öğreniyoruz da niçin uygulamıyoruz?

Muharrem VARDAR