fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

AHMET ABİDEN

Ahmet asaf döner

Mevlana Yılı ve Ahmet Asaf Döner (17 Nisan 2007)

  1931 yılında Şanlıurfa’nın Mevlevihane mahallesinde dünyaya gelen Ahmet Asaf Döner’i tanımayanınız yoktur herhalde. Dost canlısı bir insan. Küçük büyük herkesin dostudur Ahmet Asaf Döner. Duymak, yaşamak, görmek ve bir mana olabilmek için daha çok çalışmanın, daha çok okumanın ve daha çok gezmenin insan için şart olduğuna inanan Ahmet Asaf Döner, tüm sevenlere göz, tüm insanlara öz, tüm dillere söz olmaya gayret gösteren bilge bir insan.

  “Hakkın bana bahşettiğini halka sunmaya çalıştım, en çirkin yaratılanlarda bile mutlaka yaratanın güzel bir yanını bulmaya özen gösterdim” diyen Asaf Döner şunları söylüyor: “Zira önemli olan çirkinlikleri güzelleştirmek, zorlukları kolaylaştırmak, güçlükleri aşmak ve nefsine galip gelmenin zevkine ermekle mümkündür. Bu koca dünyadaki mana deryasında bir damlacık olabildimse kendimi bahtiyar ve mutlu sayarım.”

  UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Kurumu), 2007 yılını “Mevlana Yılı” olarak ilan etmişti. Mevlevihane Vakfı Fahri Başkanı Ahmet Asaf Döner ile hem Mevlana Yılı dolayısıyla Şanlıurfa’daki Mevleviliği hem de hayatını konuştum.

  1995 yılında tanıştığım Ahmet Asaf Döner, “Hoş Bir Seda” isimli şiir kitabını imzalayarak bana hediye etmişti. Türkiye gazetesinde çalıştım yıllarda zaman zaman gazeteye gelirdi ve Urfa üzerine sohbet gerçekleştirirdik. Şanlıurfa ile ilgili düzenlenen her toplantıya katılmak isterdi. Merhum Prof. Dr. Abdülkadir Karahan’ı anma toplantılarını hiç kaçırmazdı. Kendisini Öz Urfalı olarak niteleyen Ahmet Asaf Döner, gerçektende öz Urfalı idi. Ömrünün 22 yılını Urfa’da 54 yılını da İstanbul’da geçiren Ahmet Asaf Döner, gençliğinde spor, edebiyat, resim ve şiire meraklı olduğunu anlatıyor. 1953 yılından itibaren yazdığı şiirler çeşitli gazetelerde yayınlandı.

  Futbola olan ilgisi ve iyi futbol oynamasıyla Urfa’nın Lefter’i unvanı verildi kendisine. 2 yıl ilkokul öğretmenliği, 1 yıl teknik lise öğretmenliğine müteakiben Malatya Sümerspor’da daha sonra da Ankara’da futbol hayatına ve tahsil hayatına devam etti. Yedek Subaylık okul dönemini İstanbul’da geçirdi. Karadeniz Ereğli üst kumandanlığında ve deniz gücünde futbola devam etti. Türkiye gazetesinde spor muhabirliği de yaptı bir ara. 5 yıl Başbakanlık Harita Kadastro Fen Memurluğu, 2 yıl İzmir Emekli Sandığı’nda mimar eksperlik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde topograf büro şefliği, Fatih mıntıka mühendisliği yaptı. Ahmet Asaf Döner bir süre de masa tenisi ve halter hakemliği yaptı. 1970-1975 yılları arasında Şanlıurfa Dayanışma Derneği 2. Başkanlığı görevinde de bulundu. 1981 yılında ise emekliye ayrıldı. Emeklilik döneminde şiir ve yazı yazmaya ağırlık veren Döner, Hoş Bir Seda isimli kitabını yayınladı.

  Renkli, çok yönlü ve samimi kişiliğiyle tanınan Ahmet Asaf Döner, kalbinde Urfa sevgisi 76 yıldır bitmeyen bir hemşehrimiz. Döner, içindeki Urfa sevgisini “Şanlıurfa” isimli şiirinde bakın nasıl anlatıyor:

  Sende doğdum seninle doluyum

  Seninle gururluyum

  Seninle yaşıyorum

  Sen Peygamberler otağı

  Yiğitler yatağısın

  Sende hamdım

  Seninle piştim

  Bana can bana kan

  Bana su bana toprak

  Bana güneşsin

  Bana hayat veren sensin...

  Urfa Mevlevi şeyhi Hacı Abdullah Mahmut Efendi’nin torunu da olan Ahmet Asaf Döner, Mevlevihane Vakfı ile ilgili şu bilgileri verdi: “1920-1925 yılında da tekke ve zaviyelerin kapatılması sebebiyle Mevlevihane faaliyeti 1950 yılına kadar 25 sene sürdürülememiş, 1950 yılında Şanlıurfa Belediyesi tarafından istimlak edilmiş, belediye hal pazarı olarak kullanılmıştır. Mevlevihane Vakfı çeşitli sebeplerle 1925–1990 yılları arası esas gayesinden uzaklaşmıştı. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür Bakanlığı kanalıyla araştırma ve yazışmalar neticesinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 02.05.1992 gün ve 410 sayılı yazısı ile Kültür Bakanlığına teklifte bulunulmuş, kurulun 18.06.1992 gün ve 1048 sayılı kararı ile Restorasyon çalışmaları başlatılmış, diğer yandan resmen Şanlıurfa Mevlevihanesi Yaşatma ve Kültür Derneği kurularak, Şanlıurfa’ya bir kültür değeri kazandırılmıştır. Mevlevi ailesinin en son ferdi olarak bu çalışmalarda çorbada bir tuz olmam sebebiyle sevinçli ve onurluyum. Şanlıurfa’nın Mevlevihane Camii olarak halkın hizmetine açılmış olması ve aynı zamanda ayda bir defa da tasavvuf müziğinin icra edilmesine karar verilmesi bizleri sevindirmiştir. Şanlıurfa’ya hayırlı olsun.” Ömrün uzun olsun Asaf Amca seni çok seviyoruz.